Gökalp Aysalan/Home&Office Concept


Kaldırımda balık

 

Yıllar önce Milano'ya gittiğimizde, önceden yaptığımız araştırma ile Navigli (nehir) bölgesine  mutlaka gidilmesi gerektiğini, etrafında  sanat galerileri, iyi restaurantlar, cafeler  bulunduğunu öğrendik.  Şehir merkezinden uzak bir bölge, taksiye bindik, bütün gün dolaşmışız  karnımız aç, yemeği Navigli'de yeriz diye program yapmışız.

Biz heyecanla etrafı izlerken, Taksi şoförü "Nerede ineceksiniz, geldik." dedi. "Tamam burası!" deyip indik. Evet nehir kenarı, bir sürü salaş restaurant, cafe filan, sokak satıcıları Ortaköy havası biraz. Gelmeden önce bu bölgenin fotoğraflarını da gördük, kalabalık,  enerji dolu, deli bir manzara filan vardı. E hani nerede o  gördüklerimiz? Bu arada Şubat ayı ve dondurucu Milano soğuğu, biz nehir boyu yürüyoruz, açlık, soğuk...  Her cafeye kapıdan bir bakıyoruz, menü istiyoruz, yok istediğimiz bu da değil, o da değil...  Sonunda baktık olmayacak, girdik bir yere. Bildiğiniz bir "Esnaf  Lokantası" içerisi kalabalık, tipik İtalyan görüntüleri, şık insanlar, korkunç bir uğultu, belki yanlış bir yemek tercihi... Ve hesabı ödeyip kalkmamız yarım saat. Sonrasında hemen karşılaştırmalar, "Bizim Adana'da şehrin içinden geçen bir nehir var"dan başlayıp, şehirlerin pazarlanması ve sonunda  medeniyet açlığımızla Navigli'den ilk bulduğumuz taksi ile ayrıldık. Daha sonraki seyahatlerde de gittik Navigli'ye, kaldırımlar üzerinde  cafelerde keyifli zamanlar geçirdik.

Uzun zamandır,  Ziyapaşa Bulvarı'nın hemen arkasında bulunan "Dost Balıkçı" da şehrin ortasında kaldırım üzerinde yemek yerken Navigli'yi düşünüyorum hep. Rezervasyonsuz yer bulmak çok zor Dost'ta.  Bütün müşteriler tanıdık, herkesi görmek mümkün. Mezeler çok lezzetli,  temiz ve balık harika. O salaş ortam da garip bir keyif var. Benim karınca ailesi olarak tanımladığım iki oğluyla baba öyle güzel  işletiyorlar mekanlarını. Geçen akşam yemekten sonra, Anıl; "Tatlı ne verelim abi? Kabak tatlısı kalmadı. Akın evden almaya gitti" dedi.  Anne karınca da evde hazırlayıp mis gibi destek veriyor  yani.

Çalışan kazanıyor, formül basit.